14 Ocak 2008 Pazartesi

üstüne dökülüyor bedenim

Üstüne dökülüyor bedenim...
sen olduğun yerde sızıyorsun....
bir testi gb kırılıyorsun....
Vazgeçiyorsun...
öfken taşıyor...
bedenine yansıyor...
beni de geçiyor.....
seni kolundan yakaladığımda
-ne var ?, diyorsun...
demiyorsun..
bağırıyorsun...
-yok bişey, diyorum...
ve süzülüyorum
bedeninden toprağa......

Ne istiyorsun??

_Ne istiyorsun? dedi.
_Gölgemi, karşılığım olmalı ‘bir’yerde; duvarda boylu boyunca yd noktaca..dedim…

13 Ocak 2008 Pazar

Şimdiden ve geçmişten uzakta

Kuşbakışı bir bakışla bakınca dünyaya tanrının kullarının bile tanrıyı şaşırtacağına inanarak dağılıyordu şehrin üstüne gölgesi. Yalansız bir anı olmalıydı. Şimdiden ve geçmişten uzak nerde barınabilinirdi ki..

7 Ocak 2008 Pazartesi

sesini tutuyorum aklımda

elbette yoruluyor insan , bu kavrayamadığı hallerinden.. yaşam tek kişilik oyun olsa da
hep bir ikinci insan - diğerin – olacak .. etin gb dokunacak ve hissedeceksin acıyı....
soluğunu veremeyeceksin ,ciğerlerin yanacak..boğulur gb seyredeceksin aynada kendini...
tanımayacaksın gözlerini... kim bu titreyen diyeceksin .. suretini duvara asıp günlerce bakacaksın nedensizliğine....ellerin yalansız olsun isteyeceksin , yalandan.. gözlerin baksın isteyeceksin , görmeden gerçekleri -ni... ve sesin anlatsın isteyeceksin, konusmadan....


sesini tutuyorum aklımda ....

3 Ocak 2008 Perşembe

ey benim güzelliğim !

...yalnızlık korku gb değil ama ürküten bir tat bırakıyor zihnimde..... içimdeki güzelliklerin bitmesine karsılık.......
zamanın güzelliğinde durmuyor içimdekiler...........
günbegün içime çekildigim yalnızlıkta, gözüm kapalı karşılayabilirim ölümümü ......
üzerimde taşıdığım kimliği belirsiz cesetlerimle -leşlerimle- idamımı taleb ederim.!
Ey benim güzelligim !
Ey benim güzelligim !
Yutkunuyorum..........
Anlatılası bir masal değil yaşam –ım.... gördüğüm düşler sadece beni büyülüyor....
Islak bir dal gb.. suyunda besleniyorum.....bazen de soluyorum tüm canlılar gb......

1 Ocak 2008 Salı

yalınlıgımı hissediyorum

Yalınlığımı hissediyorum..artık göğünde maviyi tutturamayan bir mevsim .. soğuk, ıslak, ağır..
Göğe, suya, toprağa, taşa, izlere, seslere ses veriyorum.. '-Beni yanılttığınız gb yanıldınız'.
Kaygıların, korkuların bine bölündüğü , yara gb azdığı, dağıldığı anda hiddetle gülümsüyorum.. Kimliksiz geçişin yasaklandığı bir köprüden yakalanmadan atlıyorum.

yaşamı,aşkları...

Yaşamı , aşkları, ailemi , dostları, u -mutlulukla karşılayamadığım için üzgün değilim....
tüm bunların haricinde kopkoyu bir kötülük var, varlığını tazeleyen.. Ve ben neresinden tutacağımı bilmediğim bu varlığı, her nasılsa dürtekliyorum.. Ve kendi içimdeki herşeye, elinde trampetle ayaklana ayaklandıra yürüyorum. Meydanlara serilmiş tüm duygu , düşünce ne ise önce bakınıyorlar , sonra bakıyorlar.